Talaş Böreği

Ramazanın ilk günü pazara gelince evde olmanın verdiği rahatlıkla daha önce denemediğim birşeyler yapmak istedim. Babamın önceleri çok yaptığı talaş böreği aklıma gelince yufka açmak için iyi bir fırsat olduğunu düşünüp babamı aradım, tarifi aldım. Aslında bu börek milföy hamuru ile çok rahat bir şekilde yapılabiliyor, ama ben kendim uğraşmak istiyorum diyenler için tarifini yazmak istedim (ben birdaha bukadar uğraşacamı sanmıyorum milföy hamuru varken, çünkü zaman alıyor).

(Yaptığım börek 1 tepsi kadar çıktı)

Malzemeler

Hamuru:

  • 3 su bardağı un
  • 2 yumurta (1 tanesinin sarısı ayrılmış)
  • 1 silme çay kaşığı tuz
  • Sıvı yağ
  • 3 yemek kaşığı kadar tereyağı veya margarin
  • Çeyrek limonun suyu

İçi:

  • Dilediğiniz herhangi bir peynir+maydonoz veya kıyma

Üzeri için: susam, çörekotu

Hazırlanması:

  • Geniş bir kaba veya tezgahın üzerine un dökülüp ortası havuz yapılır
  • Havuzun ortasına tuz atılır üzerine limon sıkılarak karıştırılıp tuz eritilir, üzerine (bir yumurtanın sarısı ayrıldıktan sonra) yumurtalar kırılır ve ortadan başlayarak karıştırılır, un azar azar bu karışıma yedirilerek yoğrulur.
  • Hamuru yoğurma esnasında azar azar su ilave edilerek kulak memesi kıvamından biraz daha sertçe bir hamur elde edilir.
  • Yoğrulan hamur mermer tezgahın üzerine sıvı yağ kullanılarak açılır (kalınlığı yaklaşık portakal kabuğu kalınlığı kadar olacak)
  • Açılan hamurun orta kısmına tereyağı veya margarin bıçakla küçük parçalara bölünerek konur (yağı yufkanın tamamına yaymayacaksınız, yufkanın uçlarını orta kısımda birleştirdiğinizde ortada kalan alan kadar yayacaksınız)
  • Yufkanın kenarlarını karşılıklı zarf gibi katlanır (hazır yufkaların katlanma şekli gibi)

  • Katlanan yufka kenar katı altta kalacak şekilde bir tabağa konulup nemli temiz bir bez örtülerek serin bir yerde veya buzdolabının alt rafında 10-15 dk dinlendirilir
  • Dinlendirilen hamur tekrar sıvı yağ yağ kullanılarak (tezgaha ve hamurun üzerine yağ sürüyorsunuz) açılır, bu sefer ortasına tereyağı konmadan tekrar aynı şekilde katlanır ve tabağa alınıp nemli bez ortülerek serin bir yerde dinlendirilir(açma sırasında ortaya konmuş olan tereyağı kenarlardan çıkabilir, çıkan yağları tekrar katlamadan önce hamurun ortasına sürebilirsiniz)
  • Dinlenen hamur 3. kez yine aynı şekilde açılıp katlandıktan sonra biraz daha dinlendirilip son kez açılır yufka gibi açılır
  • Açılan hamur bıçakla avuç içi büyüklüğünde parçalara kesilir ve üst üste dizilip kenara alınır
  • Kesilmiş olan her hamur tek tek biraz daha inceltilir (hamurun katların kabarmasını önlememek için kenarlarını ezmeyin veya elinizle bastırmayın, merdane ile 4 taraftan çok bastırmadan açın)
  • Açtığınız hamurun ortasına peynir+maydonuzlu veya kavrulmuş kıymalı harçtan 1 kaşık koyup köşeleri ortada birleştirerek zarf gibi katlanır, kat yeri altta kalacak şekilde yağlanmış tepsiye dizilir
  • Böreklerin üzerine çırpılmış yumurta sarısı sürülüp, susam ve çörekotu serpilerek 170 derece fırında kızancıya kadar pişirilir

Pirinçli Çorba, Sigra Böreği, Vişneli Kek

Aynı malzemeleri ve aynı pişirme yöntemini kullanan iki aşçının bile yaptığı yemekler birbirinden tat olarak farklı olur. Bunda mutlaka tecrübenin etkisi vardır ama etkileyen iki faktör daha var bence. Birincisi yıllar önce biryerde okuduğum ama şuanda nerden olduğunu hatırlamadığım birşey. Bu teoriye göre insanların elinde bulunan değişik türlü bakteriler yemeğe geçtiği için bazı kişilerin elinden çıkan yemeklerin daha güzel olduğu yönde (sizce ütobik bişey mi bu?) Hatta ben buna göre benim yemeklerimin beğenilmesini hep babamın güzel yemek yapmasından kaynaklandığını düşünürüm. Ondan bana geçen bir şey olarak görürüm.

İkincisi ise zevkle yemek yapmak. bunu çoğunuz biliyordur zaten. Severek yapılan yemekler hep daha güzel oluyor. İşte bu sebepten herzaman büyük bir ustalıkla yemek yapan ve yemediğim ciğer kavurmasını bile severek yediğim kayınvalidemde cuma günü misafire yaptığı özbek pilavı tam suyuna düşmemişti. Çünkü bir gece önceden acilen annesine anjio yapılmış ve kendisi de birgün sonraki sabaha öğrenmiş. Aynı günün akşamına yemeğe misafir davetli olunca o üzüntü-korku ile yemeklerini yapmış. Yukarda görünen turuncu renkli pilav o gece yapılan özbek pilavından bizim payımıza düşeni. Fazla miktar pilav kalınca diğer yemeklerle birlikte saklama kablarına doldurup (üstelik tüketmekte zorlanacağımız kadar) pilav verdi bize.

Bende birgün sonrasında pilavın bir kısmını çorba yaptım. Şimdiye kadar hiç pirinçle çorba yapmamış, hatta yapılmış pirinç çorbalarını sevmeyen hatta ve hatta mercimekli çorbaya dahi pirinç koyacak olsa iyice blendırdan geçirmezse yiyemeyen biri olarak ben bu çorbaya bayıldım!

Koca bir çorba kasesini bayıla bayıla içtim. Bu çorbayı nasıl yaptığıma gelince: Önce biraz ısıtıcıda su ısıttım ve tencereye bir miktar salça koyup kaynar sudan azar azar salçanın üzerine ilave edip salçayı ezdim. Ve üzerini kaynar su ile istediğim miktar doldurdum. İçine 2 diş sarımsak ezdim, pulbiber attım ve biraz kaynattım. Pilavın etsiz olan kısmından pirinç ve nohutları tencereye ilave ettim bir iki taşım da o kaynadı ve üzerine tuz, karabiber ve sumak ekşisi ilave edip kapatım. Ayrı bir tavada bir miktar zeytinyağı ısıttım. Yağ iyice ısınınca altını kapatıp nane ekledim ve çorbanın üzerine döktüm. Çıkan cozzz sesi ile birlikte çıkan sarımsak-sumak-nane kokuları beni mest etti. Yukarda da yazdığım gibi sonuç harikaydı.

İkinci kurtarma çalışması geçen pazar misafire yaptığım börekten artan yufkalar içindi. Yufka bütün olsa gözleme yapacaktım ama parça parça olunca sigara böreği yapayım dedim. Ama klasik yöntemle değil bloglarda gördüğüm ve merak ettiğim bir yöntemi deneyeyim dedim: böreği galeta ununa batırarak kızartmak. Evde galeta unu kalmadığı için az miktardaki ev ekmeğini rondodan geçirip galeta yaptım ve yufkaların içine birazcık yoğurt sürdüm, beyaz beynir maydanoz karışımı ile birlikte sardım. Bir kasedeki suya batırıp çıkardım elimle azıcık sıkıp fazla suyunu sıktırdım ve galeta ununa bulayıp kızgın yağa attım. Bunun sonucu da çok güzel oldu. Sigara böreğinden birazcık daha değişik, dışı çıtır çıtır oldu.

Üçüncü deneme ise bir kurtarma çalışması değil. Ama bunun da sonucundan çok memnun kalınca paylaşmak istedim. Rabia’nın yaptığı vişneli kek. Ben dışına krema ile çikolata hazırlayıp sürmedim ama bu hali bile çok sevildi. İşyerindeki arkadaşlar çok beğendiler hatta bir tanesi “Bu tam benlik olmuş, yediğim en güzel pastalardan biriydi” yorumunu yaptı. Denemenizi tavsiye ederim. Tarife buradan ulaşabilirsiniz.

Ispanaklı börek

Dikkat! Eğer rejim yapıyorsanız bu tarifi yapmanızı hiç tavsiye etmem! 🙂 Çünkü (hele de sıcakken) çok güzel oluyor. Gerçi ıspanağını daha az koymuş olsam ben daha çok severdim ama bol ıspanaklı seviyorsanız aynen verdiğim şekilde deneyebilirsiniz. Ben ıspanakla birlikte kaşar peyniri kullandım, ıspanakla beyaz peynir de çok güzel oluyor. Veya ıspanakla peynir yerine kıyma da güzel bir birleşim oluyor. Hazır yufka kullanıldığından pratik bir börek… Daha ne olsun? Yanında soğuk bir ayran veya sıcak bir çay tabiki..

Malzemeler:

  • 2 adet yufka
  • 400 gr. ıspanak
  • 1 su bardağı kaşar rendesi
  • 1 soğan
  • 1 çay bardağı süt
  • 1/2 çay bardağı sıvıyağ
  • 2 küçük veya 1 büyük yumurta
  • tuz,karabiber,pulbiber,susam ve çörekotu

Hazırlanması:

  • Soğanları doğrayıp bir tencerede yağla şeffaflaşana kadar kavurun. Üzerine temizlenip elinizle parçaladığınız ıspanakları ilave edip karıştırın. (biliyorsunuz demir bıçaklar yeşilliklerin vitaminini öldürüyor, ben de o yüzden börek için elimle parçalara ayırdım)
  • Ispanaklar suyunu verip tekrar çekene kadar pişirin. Tuzunu, karabiber ve pulbiberini atarak karıştırın ve ocaktan alın
  • Bir kaseye yumurtanın birini kırın, sütü, sıvıyağı da ilave edip karıştırıp sosunu hazırlayın
  • Küçük bir tepsiye yufkanın birini büzüştürerek açın. Üzerine sosun yarısını dökün,ıspanağı ve kaşar rendesini de eşit olarak dağıtın. Üzerine kalan sosu (eğer kullanıyorsanız diğer yumurtayı da kırarak) dökün. Susam ve çörekotu serpip 170C ısıttığınız fırında kızarana kadar pişirin.

Patlıcanlı Tava Böreği

Cumartesi günü öğlen için birşeyler hazırlamam gerekince evdeki közlenmiş patlıcanı ve yufkayı değerlendirmek istedim. Geçenlerde Oktay Usta’dan izlediğim “patlıcanlı börek” geldi aklıma. Tarifini tam hatırlayamadım ama aşağı yukarı hatırladığım kadarı ile ve göz kararı bir şekilde böreğimi yaptım. Sonuç fena olmamıştı ama daha güzel patlıcanlı börek tarifi vardır belki. Ben ilk kez yediğim ve diğer tarifleri bilmediğim için çok yorum yapamıyorum. Ama merak edenler için bir fikir oluşturabilir diye yazmak istedim.
Patlıcanlı Tava Böreği
Malzemeler:

  • 2 adet hazır yufka
  • 2 adet közlenmiş patlıcan
  • 2 çay bardağı süt
  • sıvıyağ, tuz

Hazırlanması:

  • Patlıcanları minik minik doğrayıp bir tavada biraz yağ ile çevirin, üzerine 1-1.5 çay bardağı kadar sütü ilave edip hızlı hızlı karıştırın (ben sütü ölçmeden kullandım, göz kararı çok gelirse azaltabilirsiniz)
  • 1/2 çay bardağı sütü ve biraz sıvıyağı bir kasede karıştırın. Büyük teflon tavanın dibini yağlayın, içine yufkanın bir tanesini kenarlardan sarkıtarak açın.
  • Süt+yağ karışımından fırça yardımı ile ilk katın üzerine biraz sürün. Üzerine 2. yufkadan parçalar koparıp dizin. Bu katın üzerine de süt+yağ karışımından sürün ve patlıcanı üzerine homojen olarak yayın.
  • Patlıcanın üzerine 2. yufkanın kalan parçalarını dizin ve bu katın üzerine de kalan süt+yağ karışımını dökün. İlk yufkanın kenarlardan sarkan kısmını böreğin üzerine katlayın. Üzerine sıvıyağ gezdirin ve ocakta alt tarafı kızarana kadar kontrol ederek pişirin.
  • Alt kat kızardığında geniş ve düz bir tabağa böreği ters çevirin, tavanın altına gerekiyorsa biraz sıvıyağ döküp tabaktaki böreğin pişmeyen kısmını alta gelecek şekilde tekrar tavaya alın. Alt taraf kızarana kadar ocakta pişirin.

Blogcu kızlar toplandık

Şu blog alemi nelere kadir. Yorumlar ve mailleşmeler bazılarımızı gerçek hayatta da tanışmaya götürüyor. Rabia ile yıllardır süren dostluğumuzu genişletip 4 blogcu bir araya geldik cumartesi günü bizim evde. Hepinizin tanıdığı Yeşil Kivi’den Seçil ve Şehri Bursa’dan Çiğdem ile de tanışma imkanı bulmuş oldum. Hem de Çiğdem blogu gibi kendisi de Şehri Bursa’dan taa Gaziantep’e gelmişken yaptık bu toplantımızı.

Hazırlıklar sırasında ve misafir ağırlama kısmında Erdem’e bakma konusunda Eşimin, kayınvalidemin ve annemin çok büyük katkıları oldu. Ayrıca dolma ve sarmayı babam ve annemle birlikte bir gece önceden yaptık. Çiğdem ben misafirim dememiş ve o da Rabia ile birlikte akşam bize getirmeye çok şık ve lezzetli bir ikram hazırlamıştı (Erdem’in masadaki tek favorisi oldu).

Rabia’nın oğlu ve annesi, Seçil’in kızı, benim oğlum ve annem.. Ayrıca güzel muhabbetler, evimizde güzel bir 3 saat geçirdik. Ben çok keyif aldım. Hem tanıştığıma hem gelip misafirim olduklarına çok memnun oldum.

Menümde her zamanki gibi az ama öz şeyler vardı 🙂 Aslında yapmak istediğim başka şeyler de vardı ama çıkan aksaklıklar yüzünden kısmet olmadı.

Sofranın jönü Zeytinyağlı kuru patlıcan ve biber dolması – yaprak sarma

Tarifini Seçil’den aldığım Makarna Salatası

Portakal ağacından aldığım ve yıllardır yaptığım lezzet: Kol Böreği

Vazgeçilmezim: Limonlu cheesecake

Çiğdem ve Rabia’nın getirdiği Kremalı Külahlar (Kreması Rabia’nın dut kremalı kekinin kremasından, harika bir krema oluyor.)

Ve annemlerin bir önceki hafta halamlarla birlikte yaptıkları cevizli-bademli sucuklar. Aslında ben de gidip bol fotoğraf çekip, yapım aşamaları ile birlikte buraya yazmak istiyordum ama gidemedim. Fotoğraf çeken akrabalarımızdan alabilirsem, yapım aşamalarını da öğrendikten sonra burada size bahsedeceğim inşallah.

Bir de bir not düşmek istiyorum: Zeytinyağlı kuru dolma benden beklenen bir tarif ama tarifi şimdi vermeyeceğim, çünkü içini babam hazırladı, bir dahaki sefere ben hazırlayıp tam ölçülerle yazmak istiyorum buraya.

Ekleme: Çiğdem’in Bursa’dan getirdiği, Bursa hatırası hediyeleri ve lezzetli Türk kahvesini yazmasam olmazdı. Tekrar teşekkür ediyorum.

Terminatör: Kara Kader lı Fragman 2

Terminatör: Kara Kader, gelecekten gelen Terminatörlere karşı zorlu bir mücadeleye giren Sarah Connor’ın hikayesini konu ediyor. Sarah Conor’ın Mahşet Günü’nü engellemesinin ve insan ırkının kaderini yeniden belirlemesinin üzerinden yıllar geçmiştir. Dani Ramos, kardeşi ve babasıyla ile birlikte Mexico City’de kendi halinde yaşayan bir kadındır. Ancak gelecekten süper asker özelliklerine sahip olan Rev-9 adındaki yeni bir Terminatör, Dani’yi öldürmek üzere geçmişe gelir. Dani’nin kurtulma şansı, Grace ve Sarah Conor’a bağlıdır. Grace de gelecekten gelen bir süper askerdir. Bu sırada Rev-9, hiçbir şeyi umursamadan hedefine giden yolda karşısına çıkan her şeyi yok ediyordur. Dani, Grace ve Sarah’nın yolu sonunda T-800’e düşecektir. Sarah’nın geçmişi, onların tek umudu olur.

Okumaya devam et “Terminatör: Kara Kader lı Fragman 2”

İkr Projesi lı Fragman

Yaşlanan bir kiralık katil artık bu işlerden kurtulmak ister. Bunun için uğraşırken kendini bir savaşın içinde bulur. Savaştığı kişi ise kendisinin 25 yaş daha genç ve en dinç halindeki klonudur. Filmin yönetmenliğini, daha önce “Pi’nin Yaşamı” ve “Kaplan ve Ejderha”yı yöneten Ang Lee üstleniyor.

Okumaya devam et “İkr Projesi lı Fragman”

Bloodshot: Durdurulamaz Güç Fragman 3

Bloodshot filminde Denizci olan Ray Garrison isimli bir adam ve karısı öldürülür. Bunun ardından bir grup varlıklarını gizleyen bilim adamı Ray Garrison’ı nanoteknoloji yardımıyla hayata geri döndürür. Ray bundan sonra kendi gibi olan süper askerlerle çalışacaktır. Bu sırada ise geçmişiyle ilgili hiçbir şey hatırlamıyordur. Ama hafızası geri gelmeye ve karısı ile kendisini kimin öldürdüğünü hatırlamaya başladığında her şeyi yok etmek için mücadele vermeye başlayacaktır. Garrison, yavaş yavaş bu cinayetin ardındaki komployu ortaya çıkaracaktır.

Okumaya devam et “Bloodshot: Durdurulamaz Güç Fragman 3”